<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565</id><updated>2011-10-31T20:49:35.272-07:00</updated><title type='text'>...Günlük Hayata İncelemeler...</title><subtitle type='html'>DVD kutumuza,duvardaki postere,masadaki kalemliğe,içtiğimiz meyvesuyuna daha yakından bakıyoruz...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>11</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-5733771621737384783</id><published>2007-06-22T12:23:00.000-07:00</published><updated>2007-06-22T12:29:21.128-07:00</updated><title type='text'>Chuck Norris doesn't believe in Germany</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rnwi6dOp0bI/AAAAAAAAABw/4eASdstOVrY/s1600-h/caÃ§.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5078972867440923058" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rnwi6dOp0bI/AAAAAAAAABw/4eASdstOVrY/s400/ca%C3%A7.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Evrim teorisi diye birşey yok. Sadece Chuck Norris'in yaşamasına izin verdiği hayvanların listesi diye birşey var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu anlatmak için internet siteleri yarattılar... onu kimse anlayamadı. Komunistler ve Vietkong'lar onu yenmeyi çalıştı... ama başaramadı. Hepsinin kıçlarına roundhouse kick'i basıverdi, çünkü o, O. O seçilmiş olan. O Chuck Norris.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Amerika'da demokrasi yok, Chucktatörlük var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 yılında chucknorrisfacts.com diye bir site açıldı, bilmem bilir misiniz? Eğer internet ortamında herhangi bir yabancı ülkenin vatandaşıyla muhattap olduysanız bilirsiniz, WoW oynamışsanız hele hele, ezberlemişsinizdir siteyi. İçinde yazıya serpiştireceğim bazı komik cümleler var. Hepsi de aynı fenomenle alakalı, Amerika'yı üç kere Vietkong'lardan, iki kere Komunistlerden ve bir kere de hayvan düşmanlarından kurtaran adamla, Chuck Norris'le.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ninja Kaplumbağalar gerçek bir hikâyeden alıntı. Bir gün Chuck Norris bir kaplumbağayı tamamen yuttu ve onu sıçtığında kaplumbağa 180 boyundaydı ve karate biliyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zor bir ailede yetişmiş aslında Carlos Ray "Chuck" Norris. 10 yaşında ailesinin boşanmasına yol açacak derecede alkolik bir babası varmış. Buna rağmen ailesiyle ve geçmişiyle gurur duyabiliyor Chuck. Kızkardeşiyle ve annesiyle birlikte babasından olabildiğine uzağa kaçmışlar. Ve asıl ilginç olan şeyi duymak istiyor musunuz? Lisedeki arkadaşları Chuck'ı hep döverlermiş! Liseyi bitirdiği anda sevgilisiyle evlenen Chuck, biyografisinde şöyle diyor onlar hakkında: hep onları dövdüğümü hayal ederdim... Şu an mı? Hepsi ölü. (şaka şaka ne bileyim n'olmuş onlara.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ortalama bir odada Chuck Norris'in sizi öldürmek için kullanabileceği 1.983 şey vardır, oda dahil."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liseden sonra Birleşik Devletler Hava Kuvvetlerine yazılan Carlos burada arkadaşları tarafından Chuck ismini alıyor ve maceraya atılıyor... Yalan, ne macerası. Yok öyle birşey. Paşa paşa uçuyor falan oralara. Kore'de bir üsse gönderilmesiyle ama hayatını değiştirecek şeyi öğreniyor: Tang Soo Do, yani bütün filmlerinde kullandığı dövüş biçimi. Bunda kara kuşak alacak dereceye geliyor ve ülkesine döndüğünde kendini 80'lerin kaslı boş adam filmlerinin ortasında buluyor. İlk filmlerinden birinde Bruce Lee tarafından dövülüyor. Ve söylememe gerek yok sanırım, şu an Bruce Lee ölü. İşte Bruce Lee'nin açıklanamayan ölümünün sebebini artık biliyorsunuz. Chuck'ı dövmeyecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Chuck Norris'in evinin kapıları yok. Sadece Chuck'ın içinden geçtiği duvarlar var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonralar Walker, Texas Ranger dizisinde bir Ranger olarak üne kavuşuyor Chuck Norris. Bunu belki biliyordunuz, belki bilmiyordunuz, bilmediğiniz şey ise o dizinin gerçekten Vahşi Batı'da çekildiği. Bütün set ekibi bir çember içinde birleşiyorlardı ve Chuck Norris onlara ışık hızını aşan bir roundhouse kick atıyordu, böylece zamanda yolculuk edebiliyorlardı. Bu sonraları Chuck bir Vietnam filmi çekince biraz zorlaştı, bazen Chuck Vietnam tarlalarının ortasına kovboy şapkalı adamları bırakabiliyordu. Amerika bunun yüzünden Vietnam'dan çekilmek zorunda kaldı, Chuck'ı yanlışlıkla vurma olasılıkları vardı. Efendim? Hayır tehlike Chuck'ın ölmesi değildi, Chuck yediği her kurşun için o kurşunu atan askerin tüm bölüğünü tekmelemek zorunda kalıyordu. Adamın prensipleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Chuck Norris'in 13 uydusu var. Bunlardan biri Dünya."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chuck Norris'in ünü ise 90'larda kafasını çalıştıran bir neslin başa geçmesiyle azaldı. Fakat sonra n'oldu biliyor musunuz, olabilecek en şaşırtıcı şey, o kafası çalışan nesil aynen Chuck Norris'i ünlü ettiler! Kayıp Nesil'in halefleri olan 2000'lerde başa geçen nesil Chuck Norris'e bizim Dünyayı Kurtaran Adam'a gösterdiğimiz "saygı"yı göstermeye başladı. Böylece İnternet Çağına damgasını vuran fenomenlerden biri de Chuck Norris oldu. Bunu bilhassa WoW'un Barrens Chat'inde, Lemon Demon'un Ultimate Showdown'ında görebilirsiniz. Hatırlarsanız Ultimate Showdown'da Chuck'ı yenmek için Gandalf the Grey, Gandalf the White, Monty Python and the Holy Grail's Black Knight, Benito Mussolini, The Blue Meanie Leader, Cowboy Curtis, Jambi the Genie, RoboCop, the Terminator, James T. Kirk, Darth Vader, Lo Pan, Superman, the Power Rangers, Bill S. Preston, Theodore Logan, Spock, The Rock, Doc Ock ve Hulk Hogan gerekiyordu. Ama bu rol icabı, Chuck sonra hepsini dövdü. Darth Vader o gün bugündür pıhh sesi çıkarıyor ve Gandalf'ın Moria'da savaştığı da aslında sigara içen bir Chuck Norris'ti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir seferinde Chuck Norris bir atı çenesinden tekmeledi. O atın varisleri şu an zürafalar olarak biliniyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat ettiyseniz nottan falan bahsetmedim yazı boyunca. Oysa ki nedir bu, bir inceleme yazısıdır değil mi? Bir nottan bahsetmeliydim size yani. Şuradan şöyle kırdım buradan böyle yapıştırdım demeliydim. Ama diyemedim, yapamadım. Çünkü Chuck Norris gibi bir ilahı incelediğinizde verebileceğiniz tek bir not vardır… Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;100/5 (Yazıyla: Beş üzerinden Yüz.) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-5733771621737384783?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/5733771621737384783/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=5733771621737384783' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/5733771621737384783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/5733771621737384783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2007/06/chuck-norris-doesnt-believe-in-germany.html' title='Chuck Norris doesn&apos;t believe in Germany'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rnwi6dOp0bI/AAAAAAAAABw/4eASdstOVrY/s72-c/ca%C3%A7.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-1123775627546480770</id><published>2007-03-03T10:12:00.000-08:00</published><updated>2007-03-03T10:24:09.543-08:00</updated><title type='text'>Smile...It Confuses People.</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rem8O0-AZXI/AAAAAAAAABM/j7Xc9ywSiWs/s1600-h/k1+ailesi.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;1982... Boyut açısından küçük, anlam açısından ise büyük bir olay meydana geldi. Falkland Savaşları'ndan bahsetmiyorum tabii ki, her ne kadar o nispeten küçük bir sebepten meydana geldiyse de. Gilbert Arenas, Kristin Kreuk, Kirsten Dunst ve birkaç ünlü şahsın daha doğumundan da bahsetmiyorum (Mutlu yıllaaar cilbııırt). İspanya'nın NATO'ya girmesi, Commodore 64'ün piyasaya sürülmesi, ya da Ozzy Osbourne'un dekor olduğunu sanarak bir yarasanın kafasını koparmasından da bahsetmiyorum (bu sonuncusu da fenaymış...oyy). Peki nedir olay?&lt;br /&gt;19 Eylül 1982'de, IBM çalışanı Scott Fahlman, gönderdiği bir mesajda, yanlışlıkla veya tesadüfen : ve ) karakterlerini yanyana getirdi. Oluşan ":)" şeklini eğlenceli bulan Fahlman, bunu orada burada kullanmaya başladı. Evet, o çok kullandığımız "smiley"'ler doğdu.&lt;br /&gt;Birşey, başka şeyleri değiştirebiliyor, veya bir etki yaratıyorsa, bir devrimdir. Smiley neyin devrimiydi ki? Ne yapabilirdi ki o iki karakter? Çok şey. Herşeyden önce, onlardan önce internet'te, veya bilgisayarda harf/sayı ifade eden karakterler dışında kalanlar pek umursanmıyordu. Sadece resmi bilgisayarlar ve çalışma ortamındakilerde mevcut olan bu karakterler, Fahlman'ın tesadüfi buluşuyla, can buldular, can erik oldular. Peki Fahlman tarihe böyle mi geçti? Hayır tabii ki, ne kadar ilginç olsa da böyle şeyden tarihe geçilir mi? (Cevap: Evet. Mesela Paris Hilton. Ufacık bir seks kaseti yüzünden tarihe geçti kadın. Oysa ki ufacık birşey. Ufak yahu.) Fahlman'ın asıl tanındığı alan insana yakın bilgisayarlar oluşturmaktı. Common Lisp isimli bilgisayar diliyle, bilgisayarları daha insancıl bir hale getirmeye çalışmanın ilk adımlarını atmış mesela.(Kaset ufaktı.) Bence bunları smiley'le yapmış daha ziyade, ama geçelim şimdi, nasıl olsa tarihçe bölümündeyiz. Daha öznel fikir belirtmeme çook var.&lt;br /&gt;Ve tarihçe bölümü bitti, öznel fikirlere geçelim.&lt;br /&gt;Smiley'ler, hayatımızın her noktasındalar. İlletler hatta yahu. Smiley, bazılarımıza rahatsız edici gelebiliyor, ya da bazılarımız onsuz yapamayadabiliyor. İnsanlarda bu kadar uç duygular uyandırmak, sadece fenomen ve efsanelere yaraşır birşeydir. Üstüne üstlük, bir de smiley'nin eksikliğini çekiyoruz zaman zaman. Mesela bir ":P" koymazsak karşımızdaki alınıyor, bir ":D" koymazsak şakayı ciddiye alıyor. Mesela, geçenlerde (yaklaşık 2 ay önce) ismini vermek istemediğim bir Fatih "Vagnevill Lhuntarn" Demirci ile konuşurken, adam sırf smiley kullanmadı diye ciddi ciddi sinirleniyordum az daha. Bu üslup kaymasını, sonradan yine bir smiley kullanarak düzeltti. Bu kadar hayatımızın içindeler, hem de kaset ufaktı. (Toparlayamadım, ama asıl işin kötüsü, "toparlayamadım" diyerek toparlayamamayı kurtarmanın en basit yoluna girdim. Utanıyorum, ama pişman değilim. Bir daha olsun bir daha yaparım. (toparlayamadım) Bak.) Hayatımıza etki yönünden bir tam puan aldıkları muhakkak.&lt;br /&gt;Hollywood'un kısır döngüsünün hepiniz farkındasınızdır. (Bu arada bu giriş cümlesi başka birşeydi, fakat yeni paragraflara yüzde doksan soruyla başladığımı farkettiğim için değiştirdim.) Aslında bu hep böyleydi, sadece özgün film anlamında ciddi bir düşüş yaşandı. Bilhassa Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter, Dövüş Kulübü, Jurassic Park gibi kitap uyarlamaları, Ocean's Eleven, Köstebek, King Kong gibi eski filmlerin uyarlamaları ve Ray, Walk The Line, Rüya Kızlar gibi biyografik çalışmaların başarılarının ardından. Bunları neden anlatıyorum, şu yüzden, uyarlamalar her zaman, her alanda iyidir. Çünkü kolaydır, ve zahmetsizdir. Atılmış bir temelin üstüne siz vizyonunuzu çıkarsınız. Smiley'ler için de durum aynı. Birçok uyarlaması, her anlamda oldu, mesela MSN/Windows Live Messenger uyarlamaları, sitelere göre uyarlamaları, hatta bazen, popüler kültürde uyarlamalar. Bunlardan ikisi üzerinde duracağım, MSN ve popüler kültür.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037764883106522498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rem8eE-AZYI/AAAAAAAAABU/NGqa-8gT2go/s400/k1+ailesi.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;MSN'le başlayalım. MSN'deki en ünlü smiley nedir sorusunun cevabı hiçbir zaman tam olarak verilemez. Çünkü, geçen zaman içerisinde, o kadar çok smiley türetilmiş ve işkembeden pc'mize sunulmuştur ki. Mesela üstteki resimdeki kıro smiley'leri, dans eden smiley'ler, bay bay diyen smiley'ler (ki bunları, her ne kadar bir konuşmayı bitirme şekillerinden bihaber olsam da sevmiyorum) ve bilimum değişik duyguları ifade edenler. Mesela bir tane görmüştüm ki, resmen kısa metraj film şeklindeydi. Grafik olarak smiley'ler, çok büyük bir alandalar yani, ama ben, bu gereksiz büyüklükten hazzetmiyorum. Espri olarak bir konuşmada bir iki kez kullanılmasından ötesini pek yerinde bulmadığımı da belirterek, grafik smiley'lerine düşük puan veriyorum.&lt;br /&gt;Popüler kültür, ah işte en çetrefillisi (aklıma zencefil geliyor nedendir? Şimdi de fil geldi. Fiil. Yüklem. Özne. Ezme (bu ne lan?). Bu kadar.) Dövüş Kulübü'ndeki o unutulmaz bomba sahnesi ne kadar güzeldi değil mi? Ya da Forrest Gump'ın o müthiş sıcaklığına sahip, Forrest'ın smiley'iyi popüler ettiği sahne. Lost seyredenler de gülümsemiş olacaklar şimdi, zira, dizide paraşüt ve smiley ikigeni (Çizgi oldu bu) ile alakalı şeyler duydum. Yani smiley, hayatımızın eğlence sektörüne de girmiş bulunmakta, buradan da fena puan almıyor kerata.&lt;br /&gt;Sonlandırmak gerekirse, bu yazının sonunda (seviyorum seni Esra Ceyhan), hepinize şöyle seslenmek istiyorum arkadaşlar: "My mind is going...I can feel it."&lt;br /&gt;Not: 8/10&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Acetaminophen...&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Dipnot: Buradan yazarımıza sesleniyorum. Sen nasıl ilginç bir kişiliksin ki "yazı lazım abi" dedikten 20 dakika sonra böylesine araştırılmış uğraşılmış  ve imlâlı bir yazı yazabiliyorsun? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-1123775627546480770?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/1123775627546480770/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=1123775627546480770' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/1123775627546480770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/1123775627546480770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2007/03/smileit-confuses-people.html' title='Smile...It Confuses People.'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rem8eE-AZYI/AAAAAAAAABU/NGqa-8gT2go/s72-c/k1+ailesi.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-9055254834331866797</id><published>2007-02-22T08:11:00.000-08:00</published><updated>2007-02-23T08:34:48.208-08:00</updated><title type='text'>Portakalım olmadan asla!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rd3rcZR_2eI/AAAAAAAAAAw/FEGQp_1vwiU/s1600-h/sadasdasd.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5034438831525321186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rd3rcZR_2eI/AAAAAAAAAAw/FEGQp_1vwiU/s320/sadasdasd.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yazan: Kuihi&lt;br /&gt;Düzenleyen:Maxter&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akdeniz bölgesinden çıkan çok önemli insanlar olduğu gibi, çok önemli bir meyve ailesi vardır. Sevgili “Turunçgiller”. Bu güzel ailenin günümüze kadar gelen başlıca iki önemli çocuğu vardır kanımca: “Portakal ve mandalina”. Mandalina bu güzel turuncu ailede, portakalın genel müdür koltuğunu kapmak için çok çabalamıştır bugüne dek… Evet demek istediğim, mandalina da hoş bir turunçgildir, ama asla portakalla kapışamaz.&lt;br /&gt;Hangimizin küçüklüğü portakalsız geçmiştir ki? Ayrıca 2000li yılların sanatçıların küçüklüğünde söylediği ilk şarkı hep aynıdır. Evet, o şarkı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakalı soydum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Baş ucuma koydum&lt;br /&gt;Ben bir yalan uydurdum&lt;br /&gt;(brigde)&lt;br /&gt;Duma duma dum,kırmızı mum&lt;br /&gt;Chorus(x2)&lt;br /&gt;Koca karı kalktı,lambayı yaktı&lt;br /&gt;Üç göbek attı, yatağına yattı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(chorus kısmının onlarca farklı versiyonu vardır)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Her yatağa yattığımızda başucumuza baktık, “Portakal başucumda, dikkat edeyim de ezmeyeyim.” düşüncesiyle küçük yaşta sorumluluk duygusu kazandık. Evet ben bir yalan uydurdum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış mevsimi geldiğinde manav amcaya koşar, kilolarca portakal alırız. Öylesine kullanışlı bir meyvedir o… Kek yaparken, limonata yaparken, portakal suyu yaparken kısaca hayatımızın her yerinde vardır. Hayatımızın her yerinde olduğu gibi, yalnızca manavlarda değil, marketlerde, pazarlarda, karaborsa portakal satan şahıslarda(!) bolca bulunan bir meyvedir. Pazar veya manavdan alırsak eğer, satıcı şahısla muhabbet çevirebilir, portakal hakkında geyik döndürebiliriz. İşte büyük marketlerde portakal hakkında görebileceğimiz büyük bir eksiktir bu. Çünkü marketlerdeki alışveriş olgusunda satıcı-alıcı ilişkisi en fazla müşterinin yaptığı bir-iki tane kötü espriden ibaret olduğundan dolayı sadece beraber alışverişe çıktığınız ebeveyniniz veya arkadaşınızla yapabilirsiniz&lt;br /&gt;geyiğinizi, gerçi onlarla her zaman yaparsınız geyiği canım ne gerek var portakal alırken yapmaya... Fakat bir de şu vardır ki; marketten alınan portakalların filede olması büyük bir ihtişamdır. Kaç portakal tanırım fileye girmek isteyip de torbaya giren… Sonuçta nerden alırsanız alın, portakalın tadı her yerde süperdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakal bol vitaminli, şifa veren bir meyvedir. Denizde kum, portakalda C vitamini! Hatta bu bol vitamin o kadar çoktur ki, insanların aklına kazınmış&lt;span style="font-size:100%;"&gt;tır&lt;/span&gt; ve büyük bir aşağılama cümlesinde kullanılmaktadır. “Sen portakalda vitaminken ben hödöydüm!” aman Allahım ne acı verici bir laftır o! Ancak küçüklüğünden beri portakal sevgisiyle büyümüş insanlar için portakalda vitamin olmak çok güzel bir iltifattır, ki en büyük hayalim büyük bir şirkette vitamin olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Portakalı yiyen insan türleri&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;No1:Issız bir adada yanına 3 tane portakal istemiş insan modeli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5034393390771329458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 149px; CURSOR: hand; HEIGHT: 155px; TEXT-ALIGN: center" height="158" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rd3CHZR_2bI/AAAAAAAAAAM/JqA0ncZ-38I/s320/hayvan.JPG" width="172" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Yazık çocuğa o kadar seviyor ki, bıçak istemeyi unutmuş ne yapsın ıssız adada! (ne kadar ev odası gibi gözükse de orası ıssız bir adadır, dikkatli bakıldığında görülücektir ki, portakalın arkasında portakal yiyememenin ona acı verdiği vahşi bir ıssız ada hayvanı vardır)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;No2:Portakalı haşurt huşurt yiyen insan modeli:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5034393790203288002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 153px; CURSOR: hand; HEIGHT: 133px; TEXT-ALIGN: center" height="168" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rd3CepR_2cI/AAAAAAAAAAU/817EU3ivFBc/s320/karpuz.JPG" width="153" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Bu insan kendini hala yaz mevsiminde sanıp, karpuz yediğini düşünmektedir. E portakal sevgisi, insanın aklını başından alıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;No3:Yurdum insanının portakal yiyişi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5034395147412953554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 156px; CURSOR: hand; HEIGHT: 144px; TEXT-ALIGN: center" height="144" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rd3DtpR_2dI/AAAAAAAAAAc/MLKqii6fbUI/s320/deli+gibi+girmi%C5%9F.JPG" width="172" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Bu insanlar her gün düzenli olarak portakal yemektedir. Portakal sayesinde hayatları düzene girmiş, iyi bir kariyer yapmışlardır. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Portakal kabuğu görünümü diye bir görünüm çıkardılar son zamanlarda. Bizim kremimizi kullanın, portakal kabuğu görünümlü yerlerinizden kurtulun dediler. Ben denedim! Portakala sürdüm kremi, portakal kendi görüntüsünden hiçbir eksiklik vermedi. Bu derece onurlu bir meyve işte… &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Not: 612/666&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet yazımı ünlü filozof Alexander Orınç’ın şu anlamlı sözleriyle noktalamak istiyorum "Portakal orda kal"&lt;br /&gt;(Sevgili yazarımız kendini Malt'a feci şekilde kaptırmış sanırım-(=Max )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;dipnot: fotomodellik yaptığı ve fotoğraf makinasını bizle paylaştığı için u.ö'ye(15) teşekkürlerimi sunarım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-9055254834331866797?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/9055254834331866797/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=9055254834331866797' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/9055254834331866797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/9055254834331866797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2007/02/portakalm-olmadan-asla.html' title='Portakalım olmadan asla!'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_DJR2E7Ejzmg/Rd3rcZR_2eI/AAAAAAAAAAw/FEGQp_1vwiU/s72-c/sadasdasd.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-8713259870826371650</id><published>2007-02-20T12:53:00.000-08:00</published><updated>2007-02-20T14:12:37.474-08:00</updated><title type='text'>"I tried to kill myself today, but the blood got on to my pants. I totally freaked."</title><content type='html'>&lt;a href="http://img329.imageshack.us/img329/3662/mobloge8ad1425c9e22bv0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img329.imageshack.us/img329/3662/mobloge8ad1425c9e22bv0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.black-ogre.com/unrelated/emokid.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 268px; CURSOR: hand" height="249" alt="" src="http://www.black-ogre.com/unrelated/emokid.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Emoluk&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir kavram, bir ideoloji haline gelmemiş haliyle ne kadar popüler olabilir? Beyninizi zorlarsanız bunun pek mümkün olmayacağını görürsünüz. Çünkü herşeyi geçtim, popüler olmak için insanların "katılacağı" şeyler olmanız lazım (Her ne kadar somut bir nesne olduğunuzdan bir halt olmanız mümkün olmasa da). Fakat şu an bahsi geçen, ve başlıktan ne olduğunu anladığınız kavramımız, dünyanın en popüler kavramlarından biri. O kadar popüler ki, belli bir giyim tarzı var, belli bir görünüş zorunluluğu var, ve tabii ki, belli bir ölçüde düşmanları var. Bir ideoloji haline gelmiş mi ne?&lt;br /&gt;Wikipedia'ya emo yazmayı denediniz mi hiç? Bir bakın, o kadar çok link çıkıyor ki karşınıza. Birkaçını sayayım mı? Emo (müzik), Emo (argo), Emo (Screeching Weasel (emo olduğuna kalıbımı basacağım bir grup) albümü), Emo (Blink 182 Şarkısı), How To Be: Emo (Emo olmayı öğreten bir video serisi (höh bu iyiymiş)), Emo Poetry (bir tür emo şiir). Wikipedia gibi basitliği öne çıkaran bir site için biraz karışık. Peki wikipedia'nın kafasının karıştığı yerde biz nasıl anlatacağız durumu? Deneyelim.&lt;br /&gt;Emo kavramı, aslen bir müzik türü. Ve üzülerek söylüyorum ki, temelleri hardcore punk rock müziğinin Amerika'daki patlayışında atılmış. Biliyorsunuz, ya da bilmiyorsanız okuyorsunuz, 77-79 arası İngiltere'yi süpüren Punk Rock sahnesi, orada durulduktan sonra öldü sanılmış, fakat sadece underground'a çekilmişti. O underground'da daha sert ve daha sıkı gruplar türedi, Black Flag, Agnostic Front ve tabii ki Dead Kennedys gibi. Fakat bu sert arkadaşlardan bazı, tabiri maruz görün, yumuşaklar da çıkmadı değil. Embrace veya Rites of Spring gibi, daha isminden emo diye anıran gruplar örnek olarak sayılabilir. 80'lere kadar, Star Trek'teki Vulcan'lar gibi dolaşan bu arkadaşlar, 90'larda, punk kökenlerini gothic kökenlerinin içine karıştırdılar, ve tada-da-dam! Perçeminin yarısı kesilip bir gözü örtecek şekilde yapıştırılmış, hayata küsmüş gözüken ve bunun arkasındaki tek sebebin annesinin ona izin vermeyişinin olduğu ortada olan ilginç arkadaşlar ortaya çıkmış.&lt;br /&gt;Peki, madem bu bir inceleme, o zaman yukarıdaki eksileri dengeleyecek birkaç artı da bulmam lazım, hmm. Evet, sanırım bir tane var. Komikler. Evet, bayağı komikler, ve işin komiği (hm) bunun farkında değiller. Hiç Cheap Sex'in Fuck Emo şarkısını dinlediniz mi? Bir emo parodisi vardır şarkının başında, babasının bir erkekle öpüşerken yakaladığı bir erkek çocuğunun, kendi deyimiyle "deneysel" olmasına izin vermediği için kızmasını anlatır. "Yeni milenyuma girdik, Tanrı'm, biraz modern ol baba.". Gerçek şu ki, bu adamlar gerçek hayatta da benzerler. Dünyanın onların etrafında döndüğünü düşünüyorlar, ve buna inanıyorlar. Hmm, ama biz yine eksiye sardık, olmadı ki.&lt;br /&gt;Tamam tamam şimdi ciddi bir artı bulacağım, en azından düzene karşı, punk kökenlerinden gelen belli bir duruşları var. Gotik kökenleri, onları biraz daha ergenliğe yakınlaştırmış olsa da, yine de belli bir düzen karşıtlıkları var, ve bundan başka da artı gelmez aklıma. Yani, bunu bile zorlamayla buldum yahu. Neyse ya, var işte bir karşıtlıkları. Geçelim.&lt;br /&gt;Bir yazımızın daha sonuna geldik. Ya o değil de, ulan bu nasıl bir bitiriş cümlesidir. Kardeşim bu nedir ya, kendimden utandım be. Esra Ceyhan gibi hissettim kendimi. "Evet, Esra Ceyhan'la A'dan Z'ye programının sonuna geldik, haftaya alfabenin başında tekrar görüşmek üzere." Bu mudur abi? Bu mudur! Sinirlendim lan. Bir sonraki yazıma daha iyi bir bitiriş cümlesi bulana kadar şunu kullanacağım izninizle:&lt;br /&gt;Dehastrınla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Not:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;4 / 10&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Acetaminophen...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-8713259870826371650?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/8713259870826371650/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=8713259870826371650' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/8713259870826371650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/8713259870826371650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2007/02/emoluk-bir-kavram-bir-ideoloji-haline.html' title='&quot;I tried to kill myself today, but the blood got on to my pants. I totally freaked.&quot;'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115827240715888670</id><published>2006-09-14T15:04:00.000-07:00</published><updated>2006-09-14T15:27:38.866-07:00</updated><title type='text'>Rotring çıtçıtlı(!) kalem incelemesi!!!</title><content type='html'>&lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img61.imageshack.us/img61/3848/rotringlogomainpicmd8.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Tanistlin&lt;br /&gt;Düzenleyen:Max&lt;br /&gt;Kahverengiydi,kırmızı bir şeridi vardı,uç kısmını söktüğümüzde ağırlığına hayran kalıyorduk ve 0.9 mm ebatında uç kullanıyordu. Tüm bir ilkokul neslinin kahramanıydı. İlk versiyonlarının adı yoktu fakat evet, o bizim kahramanımızdı. Onsuz yazılan yazılar güzel yazı değildi,onsuz yapılan ödevler 5 yıldız alamazdı. O küçücük okul araç gereçleri dünyamızın Ferrari'siydi. Evet, Atlas Rondi “Anadol”,O ise “Ferrari” muamelesi görüyordu resmen. Statü simgesi değildi belki ama sahip olan için dayanabileceği bir dayanaktı. Rotring'den bahsediyoruz evet,bazılarımızız çıkan her çeşidini biriktirip bir kalemkutusunu doldurduğu kalemden bahsediyoruz...&lt;br /&gt;&lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img61.imageshack.us/img61/2578/rr195320yb5.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Sonraları çıkan renkli modelleri,daha doğrusu renkli dediğimiz mozaikli modelleri Tikky olarak sürüldü piyasaya. Rotring dünyamız artık kahverenginden ibaret değildi. Üstündeki “Made In Germany” yazısıyla göğüs kabarttığımız,gözümüzde büyüttüğümüz Rotring'in artık çeşitleri vardı ve hepsine sahip olmalıydık. Klasik kahverengi,kırmızı şeritli ince modelden,mavi-beyaz,yeşil-beyaz ve pembe-beyaz dönemine geçişimiz,sosyal olarak olmasa da ilkokul harçlığı maddiyatı açısından acılı olmuştu. Bu kalemi özel Everview projesi yapmamızın nedenlerinden biri de bu sanırım. Çok az sayıda,gerçekten az sayıda obje,bir neslin hayatında yer açtığı şeylerden biri olabilmiştir yıllar boyunca.&lt;br /&gt;Kahverengi,0.9 Rotring'lerimizin uç bölümlerinin benim kalay diye adlandırdığım kaplamaları çok kullanmaktan dökülür,sapsarı metali ortaya çıkarırdı. Bu noktada Rotring'imiz için “kıdemli” kavramı girmişti literatüre. Bu daha sonraları “kırmızı şeridin kendiliğinden silinmesi” olarak değişti. Konuyu dağıtmadan kronolojik gidişata devam edelim. Renkli Rotring Tikky devri başlayalı çok olmamıştı ki,Tikky modelinde reforma giden firma,daha kalın,tutma kısmında eliptik tırtıklara sahip,bugün hala üretilen ve en yaygın Rotring çeşidi olarak bilinen kalemi piyasaya sürdü. Yeni modeller eski ince modellerden daha kalınca idi,ve doğrusunu söylemek gerekirse ilk bakışta daha kaba bir görünüme sahipti. Uç kısmı çıkarıldığında elde daha çok ağırlık yapıyordu ve “kalayların pul pul dökülmesi sendromu” ortadan kaldırılmıştı. Artık “kıdemli Rotring'ler”,kırmızı şeridi kendiliğinden silinenlerdi. Bu “yeni kasa” Rotring için bir dönüm noktası oldu çünkü bu vakitten sonra eski ince tip üretimi durdurularak yeni tip Rotring'ler çeşitlendirilmeye başlandı. Arka arkaya yeni renkler çıkarıldı ama karakteristik özellikler hep korundu. Mesela 0.5 Rotring'in içi kahverengi,0.7'nin mavi ve 0.9'un siyahtır. Made In Germany kabartması hala gururla durmaktadır ve ince silgiye takılan uç temizleme teli her modelde daimi olarak korunmuştur. Yeni tip Rotring'lerde ikinci büyük atılımı Tikky II ile yaşadık. Tikky II ile yeni hiçbirşey gelmedi,gelen sadece sayısı giderek artan renkler ve yeni şeffaf kalemler oldu. Bununla beraber ne yazık ki Tikky II'lerin kırılma oranının ne kadar yüksek olduğu gözlerden kaçmadı. Devamlı kullanıcılarda renkli Rotring daha kırılgan,kahverengiden şaşma gibi bir önyargı bile oluştu zamanla. Bunun en büyük nedeni,herşey gibi Rotring'in de korsan üretimlerinin piyasayı sarmasıydı. Ancak gördük ki,güvenilir ofismarketlerden aldığımız badrollü,etiketli Rotring'lerde bile bu problem mevcut. Kısacası oluşan önyargının haklılığı var...&lt;br /&gt;Efendim kronolojik gelişim ve okul anılarımızdan sonra gelelim sadede. Rotring ,marka olarak değil de sadece bir kalem modeli olarak aklımızda ve hayatımızda yer etti yıllarca. Bugün hala birçok öğrencinin bir Rotring sahibi olduğunu,bunu kullanmaktan memnuniyet duyduğunu görüyorsak,bu ancak Rotring'in bizim ilkokul yıllarımızda ve öncesinde attığı sağlam temellerden&lt;br /&gt;kaynaklanıyor. Hayatımızda yer etmiş akılda kalıcı objelerden biri olarak Rotring kalemlerini çok seviyoruz...&lt;br /&gt;&lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img87.imageshack.us/img87/6462/rotrikha2.jpg" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115827240715888670?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115827240715888670/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115827240715888670' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115827240715888670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115827240715888670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/09/rotring-ttl-kalem-incelemesi.html' title='Rotring çıtçıtlı(!) kalem incelemesi!!!'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115817569809028964</id><published>2006-09-13T12:02:00.000-07:00</published><updated>2006-09-13T12:44:16.270-07:00</updated><title type='text'>TOMBO! uç incelemesi</title><content type='html'>&lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img315.imageshack.us/img315/9804/resimdi1.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 bir lira 4 50 kuruş 5 yirmibeş kuruş 6 10 kuruş bir tanede eski yüz binlira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim Msn listemde olan kişiler uzunca bir süre bu yazıyı gördüler. Sordular bana. “Utku ne bu?” diye. Bense sessiz kalmayı tercih edecektim ki canım sıkıldı hepsine açıkladım. “Abi bu şöyle şöyle” diye.&lt;br /&gt;Eveet nasıl meraklandığınızı farketmek zor değil. “Nedir bu acaba”, “Utku'nun bize vereceği bu gizli mesaj nedir” diye kafanızda oluşan düşünme baloncuklarını görüyorum. O değilde böyle sizi heyecanlandırmaya çalışırken ne kadar komik duruma düşüyorum acaba. Neyse konumuza dönelim. Hmm Tombo uç ha!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet bu yukardaki yazıya başladığım cümle ise iki tane tombo ucun kırılması için gerekli olan madeni para sayısı. Evet üşenmedim(yazıyı vermesi gereken tarihi 4-5 hafta geçiren elemanımız üşenmemekten bahsederken!) sizin için tuvalet kağıdı reklamlarındaki gibi deney yaptım. 250 belki de 300 cd'den oluşan cd arşivimden yirmişer tane iki yığın seçtim. Bunları yan yana koyup ortalarına iki tane TOMBO uç koydum.&lt;br /&gt;Ve böyle bir görüntü ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img72.imageshack.us/img72/3350/resim004mt2.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paralara ne oldu diyenlere ise şu cevabı vericem. Deneyin üstünden uzunca bir süre geçtiğinden bu paralar “Şurdan aldım bi' iki tane birlik oğlum”, “Oğlum bi' ekmek kap gel” ve “Abi kola var da cipssiz olurmu” gibi cümlelerin etkisi altında kalarak zamanla eridi.&lt;br /&gt;&lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img125.imageshack.us/img125/1185/resimsekizxf3.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü üzere(hafif silik çıkmış ama aslında baya bastırdım.) Tombo uçlar dayanıklılık konusunda aşmış nesnelerdir. Bu yüzden onlara dayanıklılıktan &lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img301.imageshack.us/img301/1052/10zs9.jpg" border="0" /&gt; puan veriyorum. Evet image dosyası koyarakta farklılık yarattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncelememin ikinci aşamasında kullanım rahatlığına değinicem. İlk yarısında kullandığım 0.7 uca uyacak kalem bulamayınca birde 0.5 aldım. Kendisi dayanıklılık konusunda abisini aratmıyor. Ahada bastıra bastıra yazmama rağmen bana mısın demedi. Hafif pütürlü bir kullanım olsada bunu kağıda bağlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pürüzsüz tahta yüzeylerde gerçekten "Yağ gibi kayıyo lan!" etkisi yaratıyor. Tombo uç dayanıklılıkta bizden aldığı tam puanı alamasada buradan da bir &lt;img alt="EVERVIEW" src="http://img148.imageshack.us/img148/2107/otlankj0.jpg" border="0" /&gt;götürüyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak;&lt;br /&gt;Yıllar yılı kullandığımız TOMBO uçları kullanmaya devam ediyoruz eski kalitesinde, hâlâ eski dayanıklılığında. Seni seviyoruz Tombo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: 645/666&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dipnot: Aslında gerçek adı TOMBOW olan ve bunu Tanistlin haini, nostaljiden anlamaz adamı söyleyince inata bindirdim. Ben bu yaşa kadar Tombo biliyodum lan!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115817569809028964?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115817569809028964/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115817569809028964' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115817569809028964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115817569809028964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/09/tombo-u-incelemesi.html' title='TOMBO! uç incelemesi'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115504346634552947</id><published>2006-08-08T06:22:00.000-07:00</published><updated>2006-08-08T06:24:26.353-07:00</updated><title type='text'>Bir Rotring,Bir Kutu Tombow Uç ve Kafamız Kadar Milan Silginin Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/1600/final.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/320/final.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115504346634552947?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115504346634552947/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115504346634552947' title='21 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115504346634552947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115504346634552947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/08/bir-rotringbir-kutu-tombow-u-ve-kafamz.html' title='Bir Rotring,Bir Kutu Tombow Uç ve Kafamız Kadar Milan Silginin Hikayesi'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115482644271923189</id><published>2006-08-05T18:03:00.000-07:00</published><updated>2006-08-06T04:24:32.070-07:00</updated><title type='text'>Toplum Analizleri-1</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"  &gt;"Çerez Tabağından Badem ve Fındık ayıklayan insanlar..."&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Evet sevgili EverView okuyucuları,bu yazımızda sizlerin önünde toplum analizlerimize başlıyoruz. Düşününce bir çok şey geliyor insanın aklına tabi ki ama,öyle şeyler var ki, sürekli kafamızı meşgul edenlerden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Efendim bahsettiğimiz “şey”lerden birisi hepinize tanıdık gelecek bir kişi. Kim mi o kişi?Açıklayalım. TV seyrederken,gazete okurken,sohbet ederken yani bilimum keyifli aktivitemizde yanımızda bulundurup zevkle tükettiğimiz karışık çereze alakasız bir zamanda moral bozucu şekilde dadanan arkadaş,baba,kardeş,anne,amcaoğlu grubundan bir kişiden bahsediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   İsterseniz örnekleyelim:&lt;br /&gt;   X kişisi lüks karışık çerez tabağını alıp birazdan izleyeceği “The 4400” bölümü için TV karşısına konuşlanmıştır. Reklamlar bitmiş,4400'ün özet kısmı başlamış ve ana jenerik girmeden bir kaç saniye önce X kişisi gayet mutlu ve tatminkardır. Sayın X gelen facianın farkında değildir,hoş müzikli 4400 jeneriği başladığında bir yerlerde şeytani planlar harekete geçmiş,uygulamaya dökülmeye başlamıştır. X kişisinin oturduğu kanepeye adım adım yaklaşan kişi,kız kardeşi Y'den başkası değildir. Y,masumane oturur, çerez tabağındadır gözü. X ise badem,fındık,fıstık grubunu sona saklayıp sonra girişmek niyetinde olup leblebi,kavurga kısmını bitirme telaşındadır. Fakat Y,şeytani planını uygulamaya koyup bademler başta olmak üzere tüm üst düzey çerez elemanlarına fütursuzca saldırıya başlamıştır. X trajik durumdan ölümcül şekilde haberdardır fakat elden birşey gelmez,artık çok geçtir. Sayılı saniyeler içinde çerez tabağındaki elit tabaka yok olmuş,X kişisi dehşet içinde kalakalmıştır. Bir tabak daha koymaya üşenilir,koyulsa bile değeri kalmaz. Diziden de hayır gelmez bu saatten sonra,TV kapatılır ve World Of Warcraft'a geri dönülür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Gördüğünüz gibi alışılageldik bir örnekle durumu açıkladık. İşin acı kısmı,bu acı olay X kişisinde derin yaralar açarken,Y kişisi normal hayatına X'in bıraktığı TV kumandasını alarak Jetix TV'de Witch izleyerek devam etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Bu toplumsal yaranın çözümsüzlüğüise başka bir yerde yatıyor ne yazık ki. Bu basit ama acı neden şudur ki,hepimiz aslında bu insanlardanız!Evet,kimse ama kimse hele de çerez almak için mutfağa gitmeye üşeniyorken dolu bir tabak karışık çerezi olan birinin yanına oturmak istemez. Fakat oturduğumuz zaman içten içe biliriz ki leblebi-kavurga ikilisi yerine fındık-badem'i tercih edeceğiz. Gördüğünüz üzere herkes suçun ortağı olduğu için kurbanken mağdur,saldırırken harika hissettiğiniz bu durumdan kurtulamıyoruz. Çözüm öneriniz var mı diye sorulursa,evet var. Bir süre tüm yurdum kuruyemişçilerinin lüks karışık satışını kesmesini öneriyoruz. Eminiz ki insanlar leblebi-kavurga-nohut üçlüsüne alıştıktan sonra bu olaylar azalacak,yeni yaralar açılmayacaktır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ek olarak çerezlerimize bir sınıflandırma gerek&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;liliğini de gördük:&lt;br /&gt;Common:Beyaz Nohut,Çekirdek,Sarı Leble&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;bi&lt;br /&gt;Uncommon:Kavurga,Tuzlu Fıstık,Kabak Çekirdeği,Antep Fıstığı&lt;br /&gt;Rare:Badem,Pecan Cevizi,Fındık,Soslu Fıstık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/1600/%3F%3Ferez.5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/320/%3F%3Ferez.5.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115482644271923189?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115482644271923189/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115482644271923189' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115482644271923189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115482644271923189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/08/toplum-analizleri-1.html' title='Toplum Analizleri-1'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115444744078700621</id><published>2006-08-01T08:49:00.000-07:00</published><updated>2006-08-06T04:36:02.913-07:00</updated><title type='text'>"Çeviriyoruuz.. mu acaba?", Warcraft III Orijinal Kullanma Kılavuzu Çevirilerine Bir Göz Atış (bkz. başlığın kısası makbuldur bkz. beceriksiz)</title><content type='html'>Acetaminophen'le konuşuyorduk, çeviri konusu açıldı. Bir kaç şey göstereyim diye Warcraft 3 kutusunu elime aldım, açtım, kılavuzu çıkardım.. ve eğlence başladı.&lt;br /&gt;Buyrun bakalım siz ne diyeceksiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Konular (başlıklara bakıyorum sadece)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Magic Resistance :&lt;/span&gt; Büyü bağışıklığı (direnç değil, malum immunity ayrı bir terimdir)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Creep :&lt;/span&gt; İblis (creep olarak çıkan koyunlar, kurtlar, murloclar, meğer hepsi iblismiş)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                                                               &lt;span style="color: rgb(51, 102, 255); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Human Alliance&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Holy light açıklaması:&lt;/span&gt;  Dost birimleri iyileştirir ya da ölmemiş düşman birimlerine zarar verir.  (ölmemiş düşman birimi. mesela troll var ölmemiş, bas holy light ölüversin)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Reserruction açıklaması: &lt;/span&gt;Dost birimlerin ölülerinden bir miktarını diriltir (miktar? 3/4ü? kolu kalkıp bacağı duruyo mu nası bişey ki).&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Footman:&lt;/span&gt; Savaşçı Grup (grup derken?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Heal:&lt;/span&gt; "Dost birimi iyileştirme" (düşmanı iyileştirmek diye birşey varmış gibi)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sorceress:&lt;/span&gt; Cadı (haydaa, niye cadı oldu şimdi, hokkabaz desen daha iyiydi)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Water elemental:&lt;/span&gt; (hadi ace, tezahürat:D) SU GÜCÜ! eheh.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Blacksmith :&lt;/span&gt; Zırh ve Silah Yapım Onarım (Arthasoğulları A.Ş. :p Bu ne be:s)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Arcane Sanctum: &lt;/span&gt;Kutsal Yer (haydaa. sen gel, gizli, saklı, gizli kalmalı anlamlarına kayan arcane'i al, kutsal yap. sanctum kelimesini yer'e indirgemek de ayrıymış)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gryphon Aviary:&lt;/span&gt; Gryphon Üssü (üs? havaaalanı? :s)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                               &lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Orcish Horde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mirror Image:&lt;/span&gt; Ayna Efekti (efekt derken?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Chain Lightning:&lt;/span&gt; Zincir Efekti (var bu efektte birşey ama:S)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Feral Spirit:&lt;/span&gt; Acımasız Ruh (acımakla ne alakası var yahu, feral vahşi demek, zaten kurt çıkartıyor:S)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Reincarnation:&lt;/span&gt; Ölümden sonra hayat (ne desem bilemedim)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Troll Regeneration:&lt;/span&gt; İyileştirici (??)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bloodlust:&lt;/span&gt; Saldırganlık büyüsü (kanasusamışlık gibi bişey diyince çok vahşi geldi herhalde? hayır saldırganlık de bırak bari büyüsü ne orada)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Statis Trap: &lt;/span&gt;Kara tuzağı (kara... statis.. kara.. statis.. kara.. statis... kara.. st..)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Healing Ward:&lt;/span&gt; iyileştiren koruyucu (hmm)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Stronghold :&lt;/span&gt; Güçlü bina (arkadaşın str 50, o açıdan)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Undad Scourge &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Death Coil:&lt;/span&gt; Ölüm yayı (elinde yay tutup, parmakları arasından fırlatıyorlarmış da biz birşey sanıyormuşuz)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;DIDIDIM&lt;/span&gt;&lt;center&gt; &lt;/center&gt;                                      Bu çeviriyi gerçekten beğendim, tebrik ederim.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;                                                             True Sight: Duru görü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;/DIDIDIM &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Raise Dead:&lt;/span&gt; Ölüleri Ayağa Kaldırma (hani bi soluklanayım diye oturmak falan geçerlerse aklından, hemmen raise dead yapıyosunuz)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Curse: &lt;/span&gt;Lanetleme büyüsü (yine büyüsü gelmiş, nereden geliyorsa bunlar)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anti-magic shell :&lt;/span&gt; anti büyü kalkanı (niye shell gibi anlamı bariz ve uygun olan bi kelimenin anlamını değiştirmişler çözemedim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                &lt;span style="color: rgb(0, 153, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Night Elf Sentinels &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(ancientlar tek başına yetiyor zaten)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nature's Blessing:&lt;/span&gt; Doğa Koruması (yine anlamı bariz blessing kelimesi, koruma olmuş. niye?)&lt;br /&gt;enchanced night vision : ilerlemiş gece görüşü (ilerlemiş derken?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mana Burn:&lt;/span&gt; İksir Yanığı (yorumsuz:D)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Keeper of the Groove: &lt;/span&gt;Çizgi Koruması (bunu nasıl başarmışlar bilmiyorum, takdir etmek lazım)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tranquility : &lt;/span&gt;Rahatlatıcı (rahatlatıcı nedir sorarım size. aslında yine rahatlatıcı büyü yazacakmış da vazgeçmiş bence. hatta rahatla büyüsü falan)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Priestess of the Moon:&lt;/span&gt; Ay Rahibeleri (Rahibe değil. Rahibeler. Kelime sonunda s oldu mu çoğul yapıyor arkadaş anlaşılan)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Searing Arrow :&lt;/span&gt; Bitirici ok (ne alakaysa?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Detonate:&lt;/span&gt; Patlatıcı (sanki wispin üzerine uzaktan kumanda var)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hunteress: &lt;/span&gt;Bayan avcı  (tamam tress diyince hatun oluyor da, zaten bay avcı yok ki, türkçede olmayan bi ayrımı niye böyle zorladın ki)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Improved Moon Glaive :&lt;/span&gt; Geliştirilmiş Ay Etkisi (Efekti diyecekmiş korkmuş bence)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ballista açıklaması:&lt;/span&gt; Bolt yerine bold yazmışlar. Yazım hatası mı? Eğer öyleyse niye bolt demişler de Türkçe yazmamışlar? Değilse bold da nedir?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Abolish Magic :&lt;/span&gt; Ortadan Kaldırma Büyüsü (yine büyüsü demiş. hayır büyü bozan, büyü bozma, büyü boz gibi birşey diyebilmek varken..)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Druid of the Claw : &lt;/span&gt;Druid Pençesi (grammer zaten yanlış. bi de adamlar voltran gibi bişeymiş gibi duruyo, pençe, diş falan birleşiolar druidi oluşturuyolar)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rejuvenation :&lt;/span&gt; Restorasyon (madem böyle dışarıdan gelme kelime kullanacaksın, rejevunasyon falan de. hayır yenilenme de birşey de. restorasyon ne ya, bina mı restore ediyosun)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bear Form:&lt;/span&gt; Ayı şekline bürünme (yine gereksiz bir uzatma, ayı şekli/formu de geç yahu)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Faerie Fire: &lt;/span&gt;Sanal Ateş (peri alevi, peri ateşi diye zaten geçen, gayet de bariz birşey bu ya. naptın nettin amca ya)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hippogryph:&lt;/span&gt; Efsane at (ne desem ki)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pick up archer: &lt;/span&gt;Okçu belirleme (belirlemek derken?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Corrosive Breath :&lt;/span&gt; Asitli Tükürük (hadi asitliyi anladım da, tükürük ne birader?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tree of Ages:&lt;/span&gt; Yaş ağacı (yaş pastanın kardeşi kendisi)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ancient of War : Geçmiş Savaşlar&lt;/span&gt; (adamlar "of"un kullanımını çözememiş ama çeviri yapıyorlar. Hayret verici)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ancient Protector : &lt;/span&gt;Tarihi Koruyucu (olmamış gibi)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ancient of Lore : Bilim Tarihi (yorumsuz)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ancient of Wind:&lt;/span&gt; Geçmişin Rüzgarı (Yalan Rüzgarı'nın yeni versiyonu)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaa işte böyle. O kadar güldükten sonra sizle de paylaşayım dedim. Hepsi aynı seviyede kötü değil farkındayım, ama gözüme batanları şöyle yazdım. Çok batmayıp tutmadıklarım da yok değil:) Neyse işte, budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------&lt;br /&gt;Edit:&lt;br /&gt;Puan vermeyi unutmuşum efendim. Hemen vereyim.&lt;br /&gt;Duru görü: 60 puan. Geri kalan kısım: 6 puan. Toplam &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-size:180%;" &gt;66/666&lt;/span&gt; puan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115444744078700621?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115444744078700621/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115444744078700621' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115444744078700621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115444744078700621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/08/eviriyoruuz-mu-acaba-warcraft-iii.html' title='&quot;Çeviriyoruuz.. mu acaba?&quot;, Warcraft III Orijinal Kullanma Kılavuzu Çevirilerine Bir Göz Atış (bkz. başlığın kısası makbuldur bkz. beceriksiz)'/><author><name>maelstorm</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115408928019317619</id><published>2006-07-28T05:14:00.000-07:00</published><updated>2006-07-28T05:32:55.873-07:00</updated><title type='text'>Pınar Akdeniz Karışık Meyve Nektarı</title><content type='html'>Üretici:Pınar&lt;br /&gt;Muhteviyatı:Bilimum elma,şeftali,vişne,muz,çilek suları ve aromaları&lt;br /&gt;Boyutlar:1 litre ve 250 ml'lik kutularda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar geçiyor evet,fakat yeni meyvesuyu deneyimi arayışları bitmiyor insanoğlunun. Bu uzun ve taşlı yolda güzel bir sürpriz ülkemiz topraklarından,Pınar'dan geldi. Efendim,sözkonusu ürün ile ilk tanışmam rutin market alışverişlerimden birinde Pınar reyonunda üzerinde Akden... yazan bir kutu görmemle başladı. Akden... yazıyordu zira bu değerli ürünün değerini anlayamayan reyon görevlisi kutuyu yamuk koyarak yazının yarısının yandaki Aroma Şeftali kutusunun arkasında kalmasını sağlamıştı. Neyse 1 lt.lik kutuyu elime verdiği sıcaklığa burun kıvırarak aldım ve parasını ödedikten sonra eve yollandım. Doğruca buzdolabının yolunu tutan kutuyu bir süre beklettim haliyle ve ideal sıcaklığa(soğukluğa) ulaştıktan sonra dolaptan çıkardım. Aslında adı viski bardağı olan ama içine bırakın viskiyi, şişesi 2.90 ytl'ye satılan pagos şarabı bile konulmamış zavallı bardakların birine hayasızca doldurdum meyvesuyunu. Bu sırada mutfak mermerine sıçrayarak ortama turuncu rahiya veren bir miktar meyvesuyu,ürünün yoğunluğunu gösterir nitelikteydi.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/1600/review.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/320/review.0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlk içme deneyimim hüsranla sonuçlandı zira susamıştım ve viski bardağının küçüklüğünün azizliğine uğrayarak deyim yerindeyse “lönk!” diye yuttum bir bardak meyvesuyunu. İkinci denemede daha kontrollü davrandım ve her yudumdan sonra bir süre bekleyip maksimum tad alımına ulaşmak suretiyle kararımı verdim,Pınar Akdeniz Kokteyli gerçekten turnayı gözünden vurmuştu!Tad demişken,meyvesuyu çok ciddi test aşamalarından geçtiğini belli ediyor. Hatta tester'ların şeker hastası olduğundan eminim,çünkü testler çok uzun sürmüş olmalı ki böyle orjinal bir tad yakalansın. İlk ağza alınışta hafif Cappy Karışık tadı verse de,meyvesuyu ağzımızda dağıldıkça gelen ve karışık meyve sularında alışık olmadığımız yoğun ananas aroması(ananas yok aslında içindekilerde,bu tada nasıl ulaşılmış merak ediyorum) lezzeti toparlıyor. Aldığımız yudum mideye doğru yol alırken yine garip bir şekilde yeni muz yemiş gibi muz aroması hissediyorsunuz. İçim kesinlikle yakmıyor boğazınız ki bu artı bir not.Ayrıca meyvesuyunun görece yoğun kıvamlı olması içimi yumuşatırken,nedense daha doyurucu oluyor.Tabi doyuruculuk da göreceli bir kavramdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Sadede gelirsek,ulusal meyvesuyu üretim geçmişimize baktığımızda ne kadar büyük facialarla karılaştığımızı hatırlarsanız Pınar'ın bu radikal atılımını takdirle karşılıyorum. Rahatlıkla söyleyebilirim ki Pınar Akdeniz Kokteyli şimdiye kadar denediğim Türk Malı en başarılı meyve suyu. Tropicana gibi yabancı rakipleri ile bile karşılaştırabileceğim çok başarılı bir ürün...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/1600/juicebardak%20copy.1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6953/3261/320/juicebardak%20copy.1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115408928019317619?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115408928019317619/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115408928019317619' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115408928019317619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115408928019317619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/07/pnar-akdeniz-kark-meyve-nektar.html' title='Pınar Akdeniz Karışık Meyve Nektarı'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-31640565.post-115384106235265297</id><published>2006-07-25T08:19:00.000-07:00</published><updated>2006-07-25T08:24:22.360-07:00</updated><title type='text'>Everview Neleri İnceler?</title><content type='html'>Efendim,&lt;br /&gt;Başlıkta da belirttiğim gibi,hayatın küçük ayrıntılarına daha ciddi bakmak amaç..&lt;br /&gt;Sürekli hayatımızın parçası olan ancak üstlerinde pek de düşünmeden tükettiğmiz,kullandığımız ürünlere daha yakından bakacağız hep beraber.&lt;br /&gt;DVD kutuları,ayakkabı süngerleri,donumş gıdalar,saç fırçaları,versatil kalemler,kalem uçları ve bunlar gibi birçok küçük şeyi ciddiye alarak dergi-kritik formatında inceleyeceğiz..&lt;br /&gt;İlk inceleme çok yakında...&lt;br /&gt;İyi günler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/31640565-115384106235265297?l=everview.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://everview.blogspot.com/feeds/115384106235265297/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=31640565&amp;postID=115384106235265297' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115384106235265297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/31640565/posts/default/115384106235265297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://everview.blogspot.com/2006/07/everview-neleri-inceler.html' title='Everview Neleri İnceler?'/><author><name>Onur "TanistliN" Aşcı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14709300259582685423</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
